Kitap hakkında
Akın Demiral’ın sayfaları ince ama derinliği ağır olan bu kitabı, aşkın değil, geride bıraktıklarının sessiz çığlıklarının peşine düşüyor. Her satır, yaşamın kenarından toplanmış kırıntılar gibi; ne masala benziyor ne de teselliye. Anılar, bir gidişin ardından savrulan yapraklar misali, zamanla solup silikleşirken, anlatıcı da bu kayboluşun izini sürüyor. Trenin durmaksızın ilerlediği, biletlerin tek yönlü olduğu bir yolculuk bu; geriye dönüş yok, sadece unutmanın ağırlığı var. Sözcükler eksik kalmış, harfler yarım, ama hissettirdikleri tam tersi: fazlasıyla gerçek. Kederin, umutsuzluğun ve vazgeçişin soğuk nefesini ensenizde hissedersiniz okurken. Ne bir kurtuluş vaadi var ne de avutucu bir son. Sadece, hayatın acımasız akışında savrulanların hikâyesi.