Kitap hakkında
İstanbul’un kuzeyinde, Boğaz’ın serin sularına komşu Sarıyer, yıllar içinde nasıl bir dönüşüm geçirdi? Leyla Özdemir, bu sorunun peşine düşerek semtin geçmişine ışık tutuyor. Eski Sarıyer’in sokaklarında dolaşırken, semtin dokusunu oluşturan insanların hikâyelerini, anılarını ve yaşanmışlıklarını derinlemesine ele alıyor. Balıkçı teknelerinin gölgesinde büyüyen çocukların oyunları, kahvehanelerde hararetlenen sohbetler, eski evlerin ahşap gıcırtıları… Hepsi, yazarın kaleminden can buluyor.
Kitap, sadece bir semtin değil, o semtin insanlarının da portresini çiziyor. Sarıyerlilerin günlük yaşamları, gelenekleri, hatta semtle özdeşleşmiş lezzetleri bile özenle aktarılıyor. Geçmişle bugün arasında köprü kuran bu çalışma, nostaljinin ötesinde, bir bellek tazeleme çabası olarak da okunabilir. Kısa ama yoğun anlatımıyla, Sarıyer’in ruhunu yakalamayı başarıyor.
Kitap, sadece bir semtin değil, o semtin insanlarının da portresini çiziyor. Sarıyerlilerin günlük yaşamları, gelenekleri, hatta semtle özdeşleşmiş lezzetleri bile özenle aktarılıyor. Geçmişle bugün arasında köprü kuran bu çalışma, nostaljinin ötesinde, bir bellek tazeleme çabası olarak da okunabilir. Kısa ama yoğun anlatımıyla, Sarıyer’in ruhunu yakalamayı başarıyor.