Kitap hakkında
Fatih Ordu’nun kaleminden dökülen bu satırlar, zamanın tozlu raflarında unutulmaya yüz tutmuş anlara yeniden ses veriyor. Sayfalar arasında gezinen köy sabahları, üniversite koridorlarında yankılanan ayak sesleri, Anadolu’nun ücra köşelerinde gazete sayfalarına sığdırılamayan hikâyeler var. Yolları hiç ulaşmamış mektuplar, dudaklarda donup kalan sözler, içe atılmış umutlar ve kırgınlıklar... Uzak kasabaların sokak lambaları, bir sırrın peşinde kıvrılan yollar, dut ağaçlarının gölgesinde geçen çocukluk düşleri... Çay ocaklarının dumanı, gar kahvelerinin sessizliği, fuarların kalabalığı... Erik ağaçlarına emanet edilen anılar, yağmur altında ıslanan gençlik hayalleri, öğretmenlik yıllarının ağırlığı... Ve sonrası... Belki de en güzeli, altı çizilmeyi beklemeyen, sadece akıp giden cümleler. Bu kitap, anlatılmayı değil, hissedilmeyi bekliyor.