Kitap hakkında
Aşkın ilk hecesi kutsal bir çağrı gibi başlar, tıpkı okumanın ilk emri gibi. Haftanın günleri birbirini kovalar: pazarın ardından pazartesi, cumanın ardından cumartesi gelir. Peki ya aşk? Var mıdır gerçekten, yoksa sadece bir anlık parıltı mı? Belki de asıl soru, aşkın ertesinde ne kaldığıdır. Bu satırlar, kalpteki o gizemli boşluğu doldurmak için değil, onu daha da derinleştirmek için yazıldı. Sözcükler, aşkın izini sürerken kaybolanların peşine düşüyor; bazen bir şiir, bazen bir sorgulama, bazen de sessizliğin kendisi oluyor. Kâğıda dökülen her harf, aşkın hem varlığını hem de yokluğunu fısıldıyor.