Kitap hakkında
Deniz Toprakkaya’nın *Et Duvar Ter Sıva*’sı, günlük hayatın sıkışmışlığından ansızın sıyrılmanın hayalini kuran bir zihnin peşine düşüyor. Ya birdenbire kalkıp "çok uzaklar" yazan otobüse atlasaydık? Rutinin zincirlerini kırıp, farklı yumuşaklıklardaki koltuklara gömülse, keklerin tadına baksak, insan seslerinin çeşitliliğine kulak verseydik? Ya da sıcak kumlara uzanıp soğuk bir dondurmanın serinliğini hissetseydik – tüm bunları, düşünmeden, sadece o anın akışına bırakarak...
Bu kitap, içimizdeki o inatçı sancıyı, bazen onunla uzlaşarak bazen de ona başkaldırarak yaşamak zorunda kalanların hikâyesi. Kendi örttüğü duvarları teriyle ıslatıp yıkmaya çalışanların, kendileriyle hesaplaşması. Bir ayna misali, üzerindeki örtüyü çekip alıveren, yüzleşmeyi zorunlu kılan bir söz yumağı. Hayal ile gerçek arasında salınan, zamanın bulanıklaştığı, modern kaygıların gölgesinde savrulan bir yolculuk. Okurken içine.
Bu kitap, içimizdeki o inatçı sancıyı, bazen onunla uzlaşarak bazen de ona başkaldırarak yaşamak zorunda kalanların hikâyesi. Kendi örttüğü duvarları teriyle ıslatıp yıkmaya çalışanların, kendileriyle hesaplaşması. Bir ayna misali, üzerindeki örtüyü çekip alıveren, yüzleşmeyi zorunlu kılan bir söz yumağı. Hayal ile gerçek arasında salınan, zamanın bulanıklaştığı, modern kaygıların gölgesinde savrulan bir yolculuk. Okurken içine.