Kitap hakkında
Sonbahar rüzgârları, dökülen yapraklar gibi savrulup giden anılarla doluydu. Yaşamın son demlerinde, kök salmış çınarların son ışıklarıyla vedalaşan bir yolculuk... Gidenler arkalarında sessiz bir iz bırakırken, kalanlar yüreklerinde bekleyişin ağırlığını taşıyordu. Kimse içindeki fırtınayı, yolun başında açan yaprakların henüz taze umutlarını bilmiyordu. Dökülen her yaprak, yanık bir ruhun son çırpınışlarıydı sanki. Mevsimler değişse de içindeki kimsesizlik, ilkbaharın tazeliğiyle bile solmuyordu. Kimse duymadı çığlıklarını, kimse fark etmedi sonbaharın gizli şarkılarını. Yalnızlığın ilkbaharıydı belki de, sessizliğin içinde yeşeren...