Kitap hakkında
Dönemin toplumsal dokusunu, kuru kuruya kuramlarla değil, insanın ta içinden geçen satırlarla anlamak mümkün oluyor bazen. Romanlar ve hikâyeler, o karmaşık gerçekliği yalın bir dille kavratır bize; Halide Edip’in *Sinekli Bakkal*’ı nasıl anlatmışsa, Peyami Safa’nın *Fatih-Harbiye*’si ya da Ömer Seyfettin’in *Diyet*’i de öyle. *Evrim ile Mümin*, bu geleneğin izinde ilerleyen, okurunu nefes kesici bir serüvene sürükleyen bir eser. Sayfalarını çevirdikçe yorgunluk değil, aksine bir yakınlık hissi uyanıyor insanda. Öyle ki, kitabı kapattıktan sonra bile arada bir usulca zihninize dokunan, sıcaklığını unutturmayan bir dost gibi kalıyor. Sözcüklerin ardındaki özen, karakterlerin içtenliği, her seferinde yeniden açılıp okunası bir hikâye sunuyor.