Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRFaşist Roma Kemalist Tiran Ve Kaybolmuş MakedonyaFalih Rıfkı Atay

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Faşist Roma Kemalist Tiran Ve Kaybolmuş Makedonya PDF Ekitap İndir

Falih Rıfkı Atay · Yazar

"Falih Rıfkı Atay’ın sürükleyici, zengin muhtevalı, zıt görünüm ve olaylara dayanarak tezlerini savunan bir üslubu vardır.” Prof. Dr. İlber ORTAYLI “1931 Mayıs’ındayız. Palatino’dan Forum’un eski taşlarına bakıyorum. İki bin senelik kaldırım üstünden, kara göm...

Sayfa
64
Kategori
Tarih
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
POZİTİF YAYINLARI
ISBN
9786057531803
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Tarih ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

"Falih Rıfkı Atay’ın sürükleyici, zengin muhtevalı, zıt görünüm ve olaylara dayanarak tezlerini savunan bir üslubu vardır.” Prof. Dr. İlber ORTAYLI “1931 Mayıs’ındayız. Palatino’dan Forum’un eski taşlarına bakıyorum. İki bin senelik kaldırım üstünden, kara gömlekli birkaç faşist ve kırmızı Vatikan keşişleri geçiyor. Eski zamandan şu kırılmış sütun ve bu al cübbe kalmıştır. Sütun iki bin küsur senelik, cübbenin altındaki delikanlı 1931 yaşındadır ve ölmüş düsturların cesedidir. Yeni zamanın kalbi, kara gömlekli gencin göğsü altında çarpıyor.” “Deniz ve iklimlere sığmayan imparatorluğun niçin battığını düşünmelisin. Bu imparatorluktan kopan bütün Müslüman parçalarının istiklal bayrağı, aynı sebeplerle düşebilir. İmparatorluğu yiyen kurt, genç ağaçların kökleri arasına saklanmıştır. Şimdi bahar yağmuru ile yemyeşil serpilen yapraklar, özsuyu eski zehirden temizlenmezse kolaylıkla sararıp dökülebilir. İmparatorluk bir adım ötedeki Bulgaristan’a bakarak çobanlarının nasıl efendi olduğunu sorar dururdu. Az kaldı, Bulgarlar efendilerinin çobanlığını göreceklerdi. İstiklal bayrağı, direk parçası üstünde değil, yenileşmiş kafalar, değişmiş ahlaklar, yeni güneşlerin aydınlığını almış vicdanlar üstünde tutunabilir.” “Bir Arnavut diyordu ki: “Bize eski zamandan bahsediyorsunuz. Şimdi otomobile binsem, on saat sonra huduttayım. Kara listeler, gümrük, pasaport, karşıma aşılmaz bir duvar çıkıyor. İmparatorluk devrinde kollarımı sallaya sallaya Mekke’ye, Basra’ya ve Erzurum’a kadar giderdim.” “Aşağıya bakıyorum. Sırplar önünde geri gelen ordu, o zaman bu yol olmadığı için, işte bu dağların böğrüne saplanıp kalmıştı. Bataklık ve çamur vardı. Askerler at leşinden at leşine basarak yürümekteydiler. Sabahleyin bütün Osmanlı ordusundan, birlikte götürebilecek bir tek cebel topu kalmıştı. Zabit, koca Osmanlı İmparatorluğu ordusunun bu tek topuna hareket emri verdi. Şimdi o toprakların üstünde bahar, bir gül gibi, bir karanfil gibi açıyor. Eski Türk şarkılarının aksettiği ve çarıklarının çürüdüğü dağlar, işte şu ufuk çizgisinin arkasında Manastır, Eyüp kadar Türk olarak alıştığımız Manastır, ötede Kosova, Üsküp, başımın içini Osmanlı hatırasının sert dalgaları karıştırıyor. Bu hatıralar imparatorluk kartalının kopmuş kanat parçaları, dökülmüş etleri, yolunmuş derisi, artık hayat verilmesi mümkün olmayan ceset parçalarıdır.”
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗