Kitap hakkında
İstanbul, Erol Manisalı’nın kaleminde yalnızca bir şehir değil, bir yaşam öyküsüne dönüşüyor. Fatih’in sokaklarından Beyoğlu’nun arnavut kaldırımlarına uzanan bu yolculuk, yazarın kişisel hafızasıyla örülü. Çınaraltı’nın gölgesinde geçen sohbetlerden Asmalımescit’in kafe köşelerine, Pera Palas’ın salonlarından üniversitelerin amfilerine kadar her köşe, onun anlatımıyla can buluyor. Vefa Lisesi’nden İstanbul Üniversitesi’ne uzanan akademik serüveni, şehrin nabzını tutan bir tanığın gözünden aktarılıyor.
Manisalı, Cihangir’in arka sokaklarında çocukluğunu, Beşiktaş’ın meydanlarında gençliğini, Levent’in işlek caddelerinde yetişkinliğini yaşarken, İstanbul’u sadece izlemekle kalmamış; onu şekillendirmeye de çalışmış. Gezi Parkı’ndaki maçlardan Şeref Stadı’nın tozlu sahalarına, UNDP konferanslarında dünya liderlerine şehri anlatmaktan Başbakan Ecevit’e sunduğu projeleri kabul ettirmeye kadar, her deneyim onun.
Manisalı, Cihangir’in arka sokaklarında çocukluğunu, Beşiktaş’ın meydanlarında gençliğini, Levent’in işlek caddelerinde yetişkinliğini yaşarken, İstanbul’u sadece izlemekle kalmamış; onu şekillendirmeye de çalışmış. Gezi Parkı’ndaki maçlardan Şeref Stadı’nın tozlu sahalarına, UNDP konferanslarında dünya liderlerine şehri anlatmaktan Başbakan Ecevit’e sunduğu projeleri kabul ettirmeye kadar, her deneyim onun.