Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRFelsefe Tarihinde Kendini Bilmek Antik Yunan'dan Günümüze Paradigmatik Bir BakışBüşra Bilgin

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Felsefe Tarihinde Kendini Bilmek Antik Yunan'dan Günümüze Paradigmatik Bir Bakış PDF Ekitap İndir

Büşra Bilgin · Yazar

İnsan tarih boyunca kendini ve hakikati bilmek için cevaplandırması zor birçok sorunun peşine düşmüştür. Elinizdeki eserde yazar, insanın tarih boyunca aradığı muhtemel cevapları bir araya getirmekle birlikte, günümüzde de insanın kendini bilmesine dair bu kad...

Sayfa
344
Kategori
Felsefe-Düşünce
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
ÇİZGİ KİTABEVİ
ISBN
9786253960414
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Felsefe-Düşünce ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

İnsan tarih boyunca kendini ve hakikati bilmek için cevaplandırması zor birçok sorunun peşine düşmüştür. Elinizdeki eserde yazar, insanın tarih boyunca aradığı muhtemel cevapları bir araya getirmekle birlikte, günümüzde de insanın kendini bilmesine dair bu kadim soruları sordurmanın gayretini üstlenmektedir. Eser, insana modernizmin putlarından kurtulup kendi özüne/benliğine dönmesini ve sanal gerçeklikten kurtulup gerçek hayatı anlamlandırabilmesini salık veriyor. Yazar bu sorumluluğu üstlenerek, insanın yok olmaya yüz tutmuş merak duygusunu ve hakikate olan ilgisini yeniden canlandırmak istemektedir. Felsefe Tarihinde Kendini Bilmek, insanın kendini bilmesi gerektiğine dair Sokratik ilkenin günümüzde de işlevsel olabileceğine ve insanın kendini bilmesi, ölçülü olması, doğru ve adaletli olmasının neden kendisinden bu kadar uzaklaştırıldığına odaklanıyor. İnsan bugün de kendini bilmek yoluyla haddini bilip ölçülü olamaz mı? Bu fikir, günümüz insanı için neden kabul edilebilir değildir? İnsan her şeyin kaynağını kendinde bulduğu andan itibaren bir zamanlar felsefeden, tasavvuftan, bilimden elde ettiği tüm kazanımları kaybetmeye başlamıştır. Modernitenin öne sürdüğü üzere kendine dönmek, kendini keşfetmek gerekir ancak bu, tüm hakikati kendi içimizde bulabilmemiz için gereklidir yoksa kendimizi hakikat yerine koymak için değil. İşte yirmi birinci yüzyıl insanının kendine bir türlü sormaktan çekindiği bu Sokratik sorunun bugün anlam ve içeriğinin birçok açıdan değişmesinin sebebi, hakikatle bağının koparılması sorunudur. Nitekim Sokrates’te de, Augustinus’ta da, Tasavvuf düşüncesinde de aynı tınıları duyarız: Kendini bilmek ruhtaki Tanrı’nın izlerini takip ederek onun bilgisine ulaşmak demektir. Hakikati elde etmek onunla bir çeşit ilişki kurmayı gerektirir. Bu ilişki kurma biçimi her şeyden önce insanın kendine dönmesini ve kendinde hakikate en çok benzeyen şeyi keşfetmesini içerir. Böylece insan bu benzerliği fark ettiğinde, hakikatle arasındaki o ezeli bağın koparılamaz ve yadsınamaz olduğunu görür. Arabî’nin ifadesiyle, “âlemdeki her parça yaratanın bir simgesidir”.
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗