Kitap hakkında
Uzak diyarlarda, Hitay hükümdarının tek varisi olarak dünyaya gelen Ferhat, daha beşikteyken olağanüstü bir çocuktu. Bir yaşına basmadan yürümeye başladı, güzeli çirkinden ayırt edebiliyor, hoşuna gitmeyen bir kucağa adeta ok gibi fırlayıp kaçıyordu. Tatlı sesler onu büyülerken, kaba tonlar karşısında kulaklarını tıkıyordu. Bilgelik yolculuğu başlayınca, dönemin en saygın filozoflarından ders aldı; kısa sürede bilimlerin her dalında ustalaştı. Kılıç kuşanmayı, taş yontmayı, savaş sanatlarını öğrenerek hem zekâsını hem de bedenini mükemmelleştirdi. Ne var ki, tüm bu yetkinlikler bile yüreğindeki boşluğu doldurmaya yetmedi. Erzen topraklarında, güzelliği efsaneleşen Şirin adında bir genç kız yaşıyordu. Onun sesi, balı bile kıskandıracak tatlılıkta; sözleri, şekeri utandıracak kadar etkileyiciydi. Şirin’in yanında duran kuşlar susar, balıklar uykuya dalar, meclisteki herkes nefesini tutup dinlerdi. İşte bu.