Kitap hakkında
Türk edebiyatının unutulmaya yüz tutan değerli bir geleneği var: derinlikli eleştiri. Fethi Naci, bu geleneğin son temsilcilerinden biri olarak, eserleri sadece yüzeysel bir tanıtımla geçiştirmeyen, onları gerçek anlamda irdeleyen bir yaklaşım sergiledi. Reşat Nuri’nin roman anlayışından Yaşar Kemal’in destansı üslubuna, Sait Faik’in öykücülüğünden geniş kapsamlı Türk romanı incelemelerine kadar, edebiyatın özüne inen çalışmalar ortaya koydu. Günümüzde ise bu türden kapsamlı ve samimi eleştirilere ne yazık ki pek rastlanmıyor.
Fethi Naci’nin farkı, edebiyata duyduğu sarsılmaz inançta yatıyor. Tarafsız, bağımsız ve cesur bir üslupla, eserleri cemaatler, lobiler ya da siyasi kaygılarla değil, yalnızca edebi değerleriyle ele aldı. Onun kaleminden çıkan her satır, birikimin ve titizliğin izlerini taşıyor. Türk edebiyatının toplumsal dönüşümünü, eserlerin satır aralarından nasıl okumak gerektiğini gösteren bu.
Fethi Naci’nin farkı, edebiyata duyduğu sarsılmaz inançta yatıyor. Tarafsız, bağımsız ve cesur bir üslupla, eserleri cemaatler, lobiler ya da siyasi kaygılarla değil, yalnızca edebi değerleriyle ele aldı. Onun kaleminden çıkan her satır, birikimin ve titizliğin izlerini taşıyor. Türk edebiyatının toplumsal dönüşümünü, eserlerin satır aralarından nasıl okumak gerektiğini gösteren bu.