Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRFıkh-ı Ekber Şerhi Şerefü’l-AkideMüstakimzade Süleyman Saadettin Efendi

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Fıkh-ı Ekber Şerhi Şerefü’l-Akide PDF Ekitap İndir

Müstakimzade Süleyman Saadettin Efendi · Yazar

Şerefü’l-Akîde, Müstakîmzâde Süleyman Sa’deddîn Efendi (1719-1788) tarafından İmâm-ı Âzam hazretlerinin Fıkh-ı-Ekber isimli akâid kitabına yapılmış bir şerhtir. Bu kitap, Şerefü'l-Akîde dışında Süleyman Sa’deddîn Efendi'ye ait dört risaleyi de bir araya getirm...

Sayfa
248
Kategori
Din
Yayın tarihi
2018-05-15
Yayınevi
BÜYÜYENAY
ISBN
9786052071533
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Din ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Şerefü’l-Akîde, Müstakîmzâde Süleyman Sa’deddîn Efendi (1719-1788) tarafından İmâm-ı Âzam hazretlerinin Fıkh-ı-Ekber isimli akâid kitabına yapılmış bir şerhtir. Bu kitap, Şerefü'l-Akîde dışında Süleyman Sa’deddîn Efendi'ye ait dört risaleyi de bir araya getirmektedir. Bunlar sırasıyla Birgivî’nin Bir Sözünün Şerhi,Küllî ve Cüz’î İrâde Risâlesi, Şanlı Anne-Babaya Dair, Esmâ-i Hüsnâ’ya Dair Risâle. Bunlardan ilki Birgivî’nin Bir Sözünün Şerhi'dir. Meşhur Osmanlı dönemi tasavvuf ehlinden olan âlim Muhammed Birgivî’nin (v. 981/1573) bir risalesinde tecdîd-i iman bahsinde yazdığı “Eğer benden küfür ve hata sâdır olduysa tevbe ettim” ibaresinde “Bazı sâde diller, şek vardır diye hatadan korkup” işin hakikatinden sual etmeleri üzerine Müstakîmzâde bu makaleyi yazmıştır. İkincisi: Küllî ve Cüz’î İrâde Risâlesi olup bu risalede, küllî-cüz’î irade, kazâ ve kader gibi konulara geniş bir şekilde yer verilmiştir. Üçüncüsü: Şanlı Anne-Babaya Dair isimli risâle olup İmâm-ı Âzam’ın Fıkh-ı-Ekber'inde geçen Peygamberimizin anne ve babası ile ilgili bir ibareye dair açıklamaları ihtiva etmektedir. Dördüncüsü: Esmâ-i Hüsnâ’ya Dair Risâle olup kelam ilmi erbabı ve mutasavvıfların “Hak Teâlâ’nın isimleri tevkîfî, yani şeriate mi bağlıdır yoksa kıyas edilerek, yani aklî delillerle de belirlenebilir mi ve Hak’tan bahsederken o isimler kullanılabilir mi?” sorusu üzerinde durmaktadır.
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗