Kitap hakkında
Kırların koşuşturmacasında, hayatın telaşı içinde bir an durup etrafına bakınca fark edersin: Boynu bükük bir çiçek, ezilmekten korkarak fısıldar adeta, "Üzerime basma." Bir an şaşırırsın; kimse duymamış mıdır bu sesi, kimse görmemiş midir bu inceliği? Belki omzunu silkip yoluna devam edersin, belki de duraksarsın. Sonra yaşlı bir ağaç, gölgesini uzatarak seslenir: "Gel, dinlen biraz, sırtını daya bana." İşte o an, hayatın koşuşturması birden anlamını yitirir. Sen de oturursun, belki bir taşın üzerine, belki de toprağa bağdaş kurup. Ve fark edersin ki, aslında ne kaybeden var ne de kazanan. Her şey, öylesine akıp gider; bir sonbahar rüzgârı gibi, beklenen bir bahar gibi. Masalların, hikâyelerin içinde kaybolursun, çünkü hayat da zaten öylesine bir masaldan ibaret değil midir?