Kitap hakkında
Bu çalışma, bilginin kökenlerini ve evrimini mercek altına alarak felsefi bir yolculuğa çıkıyor. Bilginin, insanın doğayla etkileşimiyle başladığını, toplumsal ilişkiler ve üretim süreçleri içinde şekillendiğini savunuyor. Sokrates’ten Aristoteles’e uzanan düşünce geleneği, bu gerçekliği ne ölçüde kavrayabildi? Yazar, bilginin asıl yaratıcılarının emekçi sınıflar olduğunu, ancak filozofların ve kuramcıların bu süreci soyutlayıp sistemleştirdiğini vurguluyor. Bilgi felsefesi, masa başında üretilse de, temelleri somut yaşamın ve üretimin içinde atılıyor.
Kitap, bilginin bir "keşif" değil, insan eliyle inşa edilen bir "icat" olduğunu öne sürüyor. Oysa Platon’dan Kant’a, Descartes’tan Hegel’e uzanan geleneksel felsefe, bilgiyi çoğu zaman keşfedilmiş bir olgu olarak ele almış. Eleştirel bir bakışla, bilginin diyalektik materyalist bir perspektiften nasıl yorumlanabileceğini irdeliyor. Felsefe, politika, sanat.
Kitap, bilginin bir "keşif" değil, insan eliyle inşa edilen bir "icat" olduğunu öne sürüyor. Oysa Platon’dan Kant’a, Descartes’tan Hegel’e uzanan geleneksel felsefe, bilgiyi çoğu zaman keşfedilmiş bir olgu olarak ele almış. Eleştirel bir bakışla, bilginin diyalektik materyalist bir perspektiften nasıl yorumlanabileceğini irdeliyor. Felsefe, politika, sanat.