Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRGabriel Tarde'in Mikrososyolojisi ÜzerineEmre Özcan

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Gabriel Tarde'in Mikrososyolojisi Üzerine PDF Ekitap İndir

Emre Özcan · Yazar

Durkheim kazandı. Böyle demişti Deleuze. Hep böyle olmadı mı? Tıpkı felsefe gibi sosyoloji de “despotun gölgesinde” çalışmadı mı? Felsefede “gösteren”, sosyolojide ise “toplum”... Birer kapma pratiği… Felsefede Nietzsche, en büyük saldırısını yapmıştı bu kapma...

Sayfa
153
Kategori
Sosyoloji
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
NİKA YAYINEVİ
ISBN
9786256520103
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Sosyoloji ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Durkheim kazandı. Böyle demişti Deleuze. Hep böyle olmadı mı? Tıpkı felsefe gibi sosyoloji de “despotun gölgesinde” çalışmadı mı? Felsefede “gösteren”, sosyolojide ise “toplum”... Birer kapma pratiği… Felsefede Nietzsche, en büyük saldırısını yapmıştı bu kapma pratiğine. İçerinin, içerdenleştirmenin pratiğine karşı, dışarının düşüncesinin politik pratiği… İşte bizim için Tarde da benzer bir gücü ifade ediyordu. Sosyolojiyi göçebeleştirmek… Durkheimcı bütününün karşısına yeni bir kuvvet diyagramıyla çıkılarak yapılabilirdi bu ancak. Nietzsche’nin despotun gölgesini kovmak için bir karşı-felsefeden, bir felsefe-olmayandan yola çıkması gibi biz de Tarde’ı bir karşı-sosyoloji olarak düşündük. Bir mikrososyoloji… Daha önce de denenmişti. Bruno Latour denedi belki de bunu. Ama her nedense onu göçebeleştirmek yerine edimsele/aktüele bağladı. Latour ile “despotun gölgesi” yine gösterdi kendini. Bütünü açarak, ilişkileri çoğaltarak heterojenliği kurabileceğini sandı. Tarde ise başka bir dünyaya çağırıyordu bizi. O yüzden Tarde’ı Deleuze’le birlikte okuduk. Artık heterojenlik, çeşitlilik anlamına gelmediği gibi farklı nesnelerle çoğaltılan ilişki anlamına da gelmiyordu. Heterojen, virtüel bir farklanma-farklılaşma eşiği olarak “üretimden/yaratımdan” başka bir şey değildi. Bütün, dışarısıydı. Bir azınlık-oluştu. Sosyolojiyi göçebeleştirmek, onu dışarının düşüncesi aracılığıyla çalıştırmak demekti. Durkheim’ı politik olarak okuduğumuz gibi Tarde’ı da politik olarak okuduk ve Tarde’a “otonom düşünceyi” aşıladık. Bu toprakların çok iyi bildiği bir eylemdi bu.
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗