Kitap hakkında
Diyarbakır’ın sokaklarında dolaşan anılar, Pavlus Bartuma’nın kaleminden dökülen öykülerle yeniden canlanıyor. *Gavur Pavlus*, aslında Mıgırdiç Margosyan’ın Ermenice yazdığı *Mer Ayt Goğmerı* adlı eserinin yazarın kendi elinden Türkçeye kazandırılmış hali. 1988’de Paris’te verilen Eliz Kavukçuyan-Ayvazyan Edebiyat Ödülü’ne layık görülen bu kitap, sadece bir çeviri değil, bir yeniden doğuş.
Margosyan, doğduğu topraklardan kopmadan, oraların insanını, sesini, rengini kâğıda aktarıyor. Ermeniler, Kürtler, Süryaniler; hepsi bu öykülerde kendi gerçekliğiyle var. Gelenekler, düğünler, yaslar, çocukluk oyunları… Her satır, bir dönemin izini sürüyor. Kimi karakterler artık aramızda değil, ama adları, hikâyeleri bu sayfalarda soluk almaya devam ediyor. Yazarın deyimiyle: “O bacıları, dayıları, amcaları olduğu gibi anlattım; çünkü onlar da benim gibi, bu topraklarda yaşadılar.” *Gavur Pavlus*, sadece bir kitap değil, bir hatırlama biçimi.
Margosyan, doğduğu topraklardan kopmadan, oraların insanını, sesini, rengini kâğıda aktarıyor. Ermeniler, Kürtler, Süryaniler; hepsi bu öykülerde kendi gerçekliğiyle var. Gelenekler, düğünler, yaslar, çocukluk oyunları… Her satır, bir dönemin izini sürüyor. Kimi karakterler artık aramızda değil, ama adları, hikâyeleri bu sayfalarda soluk almaya devam ediyor. Yazarın deyimiyle: “O bacıları, dayıları, amcaları olduğu gibi anlattım; çünkü onlar da benim gibi, bu topraklarda yaşadılar.” *Gavur Pavlus*, sadece bir kitap değil, bir hatırlama biçimi.