Kitap hakkında
Günlük hayatın sessizliğinde saklı kalan ürpertinin peşine düşen bir anlatı bu. Evde tek başınayken, her şeyin sakin göründüğü o anda, birdenbire duyulan çıtırtı nasıl da içini ürpertir. Belki de korku, en çok beklemediğimiz yerde, alışkanlıklarımızın kucağında büyür. Bir plastik şişenin genleşmesi, kapalı pencerelerin ardında yankılanan bir ses, ya da yalnızlığın içinde yankılanan düşünceler... Hepsi, farkında olmadan içimize sinen bir tedirginliğin habercisi olabilir.
Yasemin Yelter’in kaleminden çıkan bu öyküler, korkunun sadece dışarıdan gelen bir tehdit olmadığını, bazen zihnimizin derinliklerinde şekillendiğini gösteriyor. Karakterlerin iç dünyasında kaybolan anlamlar, okuyucuyu düşüncelerin kıyılarına sürüklüyor. Sessizlikte gizlenen, alışkanlıkların ardında saklanan bu ürperti, aslında ne kadar da tanıdık?
Yasemin Yelter’in kaleminden çıkan bu öyküler, korkunun sadece dışarıdan gelen bir tehdit olmadığını, bazen zihnimizin derinliklerinde şekillendiğini gösteriyor. Karakterlerin iç dünyasında kaybolan anlamlar, okuyucuyu düşüncelerin kıyılarına sürüklüyor. Sessizlikte gizlenen, alışkanlıkların ardında saklanan bu ürperti, aslında ne kadar da tanıdık?