Kitap hakkında
İnsanın doğasında hep bir karşıtlık gizlidir; yazın kışı özler, kışın yazı. Barış Manço’nun da dediği gibi, bu birbirinden uzak iki kutup gibi, bir araya gelmeleri imkânsızdır. İşte beklemek de tam bu noktada devreye girer; olmayan, uzakta olan, belki de hiç olmayacak olan için duyulan o sabırsız özlem. Kimi zaman bir vaha umuduyla çölde kaybolur insan, kimi zaman da hayallerinin gerçekleştiğini sanırken parçalanmış düşlerle baş başa kalır.
Bu kitap, o sonsuz bekleyişin izlerini sürüyor. Umutla umutsuzluk arasında savrulanların, kendi yalnızlıklarında kaybolanların hikâyesini anlatıyor. Şiirin büyük ustalarının dokunduğu bu temayı, yeni bir solukla ele alıyor; beklemenin acısını, hüznünü ve bazen de beklenmedik güzelliklerini. Çünkü beklemek, sadece bir eksiklik değil, aynı zamanda bir varoluş biçimi.
Bu kitap, o sonsuz bekleyişin izlerini sürüyor. Umutla umutsuzluk arasında savrulanların, kendi yalnızlıklarında kaybolanların hikâyesini anlatıyor. Şiirin büyük ustalarının dokunduğu bu temayı, yeni bir solukla ele alıyor; beklemenin acısını, hüznünü ve bazen de beklenmedik güzelliklerini. Çünkü beklemek, sadece bir eksiklik değil, aynı zamanda bir varoluş biçimi.