Kitap hakkında
Abdülkadir, Sahand Dağı’nı aşıp Tebriz’den ayrıldığı anda, geri dönüşü olmayan bir serüvene adım atar. Sesindeki büyüleyici tını, bestelediği nağmelerle Doğu’nun saraylarında yüzyıllar boyu yankılanacak; fakat bu şöhret, özgürlüğünün bedelini ödetir ona. Baba ocağının sıcaklığını bir daha bulamayacak, ömrü boyunca sultanların kaderine ortak olacaktır. 1435 ilkbaharında, Herat’ta bir gece yarısı son nefesini verirken bile, ardında bıraktığı ezgiler hâlâ kulaklarda çınlar. Onun hikâyesi, yalnızlığın ve tutkunun iç içe geçtiği bir yolculuktur; kelebeğin kanat çırpışı kadar narin, dağların sessizliği kadar derin.