Kitap hakkında
Sessizliğin ağırlığına dayanmak zorunda kalan bir yürek, zamanla nasıl da közleşir. Yılların biriktirdiği acılar, içten içe yanarken söze dökülemez; her hüzün, her sevinç, geride yalnızca iz bırakır. Yaralar kapanmaz, yamalar tutmaz artık; gam, kederle dönüp dolaşır durur. Dertler doksan dokuzken, bir bakmışsın yüze dayanmış. Güvendiğin dostlar sözlerini yutar, yanlış sofralara buyur eder; horoz sanıp baş eğdiğin tavuklar, bir de bakarsın kaz kesilmiş.
Çile hançer olur, yüreği deşer; hasret, çağlayan bir çeşmeye kalır. Nazar değdi mi içtiğin suya, dört mevsim yaz kesilir. Her şey söylenemez, söylense de anlaşılmaz; işte bu yüzden susulur, içine gömülür. Ama suskunluk da bir çığlık değil midir aslında?
Çile hançer olur, yüreği deşer; hasret, çağlayan bir çeşmeye kalır. Nazar değdi mi içtiğin suya, dört mevsim yaz kesilir. Her şey söylenemez, söylense de anlaşılmaz; işte bu yüzden susulur, içine gömülür. Ama suskunluk da bir çığlık değil midir aslında?