Kitap hakkında
Yaşam, düşündüğümüzden daha derin bir yolculukmuş meğer. Bir adım sağa, bir adım sola savrulurken aslında farkına varmadan ömrün akıp gittiğini anlıyor insan. Gece, sessiz bir kefen gibi sararken bedeni, uyku ölümün küçük bir provası sanki; her sabah ise yeniden doğmanın umuduyla aydınlanıyor gökyüzü. Hayatın acımasız yüzüyle karşılaşmak, gerçeği çıplak gözle görmek kolay değil. Umutlar ekerken hüsran biçmek, sevgilerle yürekleri onarırken bir bakmışsın kalpleri kırıvermişsin. Zindanda kıvranmak ya da özgür dağlarda dolaşmak, yılların yükünü taşımak ya da anın tadını çıkarmak... Didinip dururken bir derde derman bulduğunu sanırsın, meğer yeni dertler yığılıyormuş kapına.
Sırtında kimsenin taşımadığı yüklerle hak yolun taşlı, dikenli patikalarında ilerlerken, zulme baş eğmeden dimdik ayakta durmak kolay mı? Sevda denen o gizemli ateşe teslim olmak, çilenin içindeki o garip hazzı tatmak, huzuru "veren el".
Sırtında kimsenin taşımadığı yüklerle hak yolun taşlı, dikenli patikalarında ilerlerken, zulme baş eğmeden dimdik ayakta durmak kolay mı? Sevda denen o gizemli ateşe teslim olmak, çilenin içindeki o garip hazzı tatmak, huzuru "veren el".