Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRGelibolu Günlüğü Rus Gözüyle Gelibolu Zorunlu Bir Gurbetin ÖyküsüNikolay Rayevski

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Gelibolu Günlüğü Rus Gözüyle Gelibolu Zorunlu Bir Gurbetin Öyküsü PDF Ekitap İndir

Nikolay Rayevski · Yazar

1917 Ekim devriminden sonra çıkan iç savaş sonucunda Rusya’da Bolşevikler zafere ulaşır ve mağlup olan General P.N. Vrangel’in komutanlığında Beyaz Ordu, 1920 Kasım’ının başında son kalesi olan Kırım’ı da kaybederek, 130 gemi ile istanbul’a ulaşır. Gemilerdeki...

Sayfa
192
Kategori
Tarih
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
AĞAÇ KİTABEVİ YAYINLARI
ISBN
9789759044558
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Tarih ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

1917 Ekim devriminden sonra çıkan iç savaş sonucunda Rusya’da Bolşevikler zafere ulaşır ve mağlup olan General P.N. Vrangel’in komutanlığında Beyaz Ordu, 1920 Kasım’ının başında son kalesi olan Kırım’ı da kaybederek, 130 gemi ile istanbul’a ulaşır. Gemilerdeki toplam mülteci sayısı yaklaşık 150.000 kadardı. 15 gün boyunca süren tartışmalardan sonra, Fransız işgal güçleri komutanlığı, beklemekten yorgun düşen insanlara karaya çıkma izni verdi ve daha sonra onları üç askeri kampta yerleştirmeye karar verdi. Don Kazak birliklerinin yerleşeceği birincisi istanbul yakınlarındaki Çatalca’da kurulmalı idi; Gelibolu yakınlarında kurulması planlanan ikincisinde Rus ordusunun tüm düzenli birliklerini içine alan 1.Kolordu yerleşecekti ve üçüncüsü Ege Denizi’nin kuzeyinde Lemnos adasında Kuban ve Tersk Kazakları için kurulmalı idi. Fransızlar kampta kalanlara gıda desteği verilmesine ve yerleşme için gerekli malzemenin temin edilmesine razı oldular. Bunun karşılığında tüm ticari gemilerle yükleri Fransa’ya teslim edildi. “Gelibolu’nun çevresi kendine özgü çekiciliğini yitirmiş; otlar, kış mevsimindeki gibi sarı; buğday neredeyse her yerde toplanmış; çiçekler solmuş. Parıldayan haşhaşlar kıpkırmızı. Küçük Asya’da bağlar yeşermiş. Bazı akşamlarda bahçelerde insanı şarhoş eden yasemin kokusu duyuluyor. Koyu kırmızı çiçekli nar ağaçları görülüyor. S.M.Sevlyakov’un evinin önünde akasyaya benzer bilinmeyen bir ağacın üstü; acaip, küçük, kuyruklu çiçeklerle kaplanmış. Gelibolu bahçelerinde Rus insanına (hatta Güney Rusya’da yaşayanlara) tanıdık ağaç az. Burada daha çok nar, insan eline benzer koyu renkli ve geniş yapraklı incir, badem, ayva, bazı yerlerde defne, manolya, zakkum ve mersin var. Evlerin yanındaki Türk mezarları (Ben şimdi kuşkulanıyorum, mezar mı bunlar?) hala bunlardan çok hoşlanıyorum; özellikle Kutepov’un evinin yanındaki küçük mezardan.” “Gelibolu topraklarında son dakikalarımızı geçiriyoruz. Aleksiyevcilerin binişi bitmek üzere, sırada biz varız. Çocuklar “üzüm, üzüm” diye bağırıyor; Gallipoli’ye geldiğimizde “incir, incir” diye bağırıyorlardı. Fransızlar o zamanlar çoğunlukla kaba ve kibirliydiler, şimdiyse hattın üzerinde alışıldık Senegal devriyesi de yok. Yalnızca yüklemelerin değişmez üyesi şişman Teğmen Buse, hat üzerinde sırayla giden subay ve erleri sayıyor.”
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗