Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRGeliboluJohn Masefıeld

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Gelibolu PDF Ekitap İndir

John Masefıeld · Yazar

Muharebelerle ilgili olarak kendi askerinin kudretini anlatmaya çalıştığında onun büyüklüğünü ifade edip, kendince, tam ve doğru olarak anlatabilmek için vuruştuğu düşmanın (Türk’lerin) gücünün ihtişamını belirtmek zorunda kalmıştır: “Onların (Türk’lerin) aral...

Sayfa
144
Kategori
Tarih
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
HECE YAYINLARI
ISBN
9786255956132
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Tarih ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Muharebelerle ilgili olarak kendi askerinin kudretini anlatmaya çalıştığında onun büyüklüğünü ifade edip, kendince, tam ve doğru olarak anlatabilmek için vuruştuğu düşmanın (Türk’lerin) gücünün ihtişamını belirtmek zorunda kalmıştır: “Onların (Türk’lerin) aralarında ne teslim olmaktan söz ediliyordu, ne de böyle bir şey akıllarına geliyordu; böyle yiğit ve kahraman bir orduda böyle bir şey olamazdı.” “Türk’ler çok iyi savaşçıydılar: taarruzda gözü dönmüş, savunmada metanet sahibi yiğittiler; fakat onların düşünce özellikleri arasında kumandanlarımızı bilmece gibi şaşkınlığa düşüren bir takım şeyler vardı: onların akılları Avrupalı’lara çok acayip gelen bir tarzda çalışıyordu.” “Sürgünleriyle siperlerimize daldılar önlerindeki şeyi süpürüp götürdüler.” “Hiddetli ve şiddetli bir düşman.” “Taarruzumuz bozulup yarıldı,ondan sonra tam nelerin olup bittiğini anlatmak o kadar zor ki.” “Bu muharebe için hiçbir şey söylenemez, onu ne kelimeler tasvir edebilir, ne de bir zihin hayal edebilir.” “Cesur ve kararlı Türk saldırılarını savmanın endişesi ve korkusuyla…” “Türk’ler kanlı karşı saldırılarıyla müthiş savaşıyorlardı.” “Düşmanın (Türk’lerin) mukavemetlerinin kırılamaz olduğunu hissederek…” “…bizi yok edecek sendeleten bir darbe vurdular; bereket versin Tanrı bize acıdı. Tanrımız gerçekten merhametliydi ki, İngiltere başka bir hamle yapmadı da geçip gittiler.” diyerek düşmanlarını (Türk’leri) nasıl gördüğünü anlatırken öte yandan, sadece kendisinin değil, bütün Avrupa’nın bin yıllık köhnemiş tek emelini de ifade etmekten kendini alamamıştır: “Türk’lerin buraları bir daha ellerine geçirmemeleri için atılan her adımı güvenceye almalı.” “Yapacağımız taarruz Türk gücünü ebediyen yok etmek suretiyle…” “Türk’lerin, kurbanlarının kemiklerinin ve müttefikinin enkazı arasına ebedi olarak itilip yuvarlanmasının son perdesi kapatılacak ve bu da mutlaka sağlanacaktı.” Ama Batı’nın ebediyen asla sona ermeyecek şifa bulmaz bu hain ve dinmez kinle dolu niyetlerini açıklarken Çanakkale’de mağlup olup Türk toprağı Gelibolu’nun hemen her karışına gömülen binlerce İngiliz askerinin kemiklerini kurda kuşa terk ederek boyunları bükük perişan bir halde Ege’nin batı ufuklarına doğru yol alıyor, kolu bacağı budanmış ordusuyla tarihin karanlıklarına karışıyorlardı ve her şeye rağmen o kemikleri birer leş olmaktan korumak için yine, ebediyen nefret ettikleri Türk’ler örtüyorlardı. Ve… ‘SON PERDEYİ KAPATMA’ hayalleri de kursaklarında kalıyordu. İşte bu kitap böyle bir kitaptır; okunursa ne güzel olur.
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗