Kitap hakkında
Ömer Seyfettin’in bu derlemesi, yazma sanatının inceliklerini genç okurlara ustaca aktarıyor. Dili nasıl canlı tutabileceğimizi, sözcükleri nasıl doğal bir akışla kâğıda dökebileceğimizi anlatırken, edebiyatın özüne dair önemli ipuçları veriyor. Yazar, her ne konu işlenirse işlensin, Türkçenin zenginliğini ve halkın dilini temel almanın gerekliliğine dikkat çekiyor. Farklı kültürlerden esinlenmek mümkün, ancak yazılanların ruhunu taşıyan, yaşayan bir dil olmalı. Seyfettin, yazara seslenirken aslında şunu vurguluyor: Ne anlatırsan anlat, ama bunu bizim dilimizle, bizim sözcüklerimizle yap. Çünkü ancak o zaman yazılanlar soluk alabilir, kalıcı olabilir.