Kitap hakkında
Anadolu’nun ücra bir köşesinde, savaşın gölgesi her şeyi sarmışken, Kayalık köyü de duyulan fısıltılarla sarsılır. Osmanlı’nın Ermenileri sürgüne gönderdiği haberi, Kulağı Delik Musa’dan yayılır. Köylüler için bu karar, akıl almaz bir zulümdür; çünkü bu topraklar, yıllardır birlikte yaşadıkları komşularının da yurdudur. Muhtar Kör Yusuf, göç yollarında yaşanacak dehşeti düşündükçe yüreği daralır. Hele genç kızların başına gelecekleri aklına getirmek bile istemez. Kardeş bildiği bu insanları korumak için harekete geçer: köylüyü toplayıp Ermeni kızlarını saklayacağını açıklar.
Birinci Dünya Savaşı’nın Anadolu’yu kasıp kavurduğu günlerde, açlık ve korku her kapıyı çalarken, bu küçük köyde yaşananlar, belki de nice yerde tekrarlanan bir direnişin, insanca bir duruşun hikâyesidir. Kimsenin adını bile bilmediği bu insanlar, umutlarını yitirmemek için verdikleri mücadelede, insanın yüreğindeki iyiliğin gücünü gösterir.
Birinci Dünya Savaşı’nın Anadolu’yu kasıp kavurduğu günlerde, açlık ve korku her kapıyı çalarken, bu küçük köyde yaşananlar, belki de nice yerde tekrarlanan bir direnişin, insanca bir duruşun hikâyesidir. Kimsenin adını bile bilmediği bu insanlar, umutlarını yitirmemek için verdikleri mücadelede, insanın yüreğindeki iyiliğin gücünü gösterir.