Kitap hakkında
Kışın dondurucu pençesi Doğu Anadolu’yu sarmış, topraklar donmuş, yaşam soluğunu kesmişti. Bir zamanlar bereketin, insan seslerinin, hayvanların nefes alıp verdiği köyler, şimdi sessizliğe gömülmüştü. Buğdaylar boy vermez, sular durgunlaşır, koyunlar bile suskun kalırdı artık. Üzerinde kara bulutların dolaştığı tarlalarda, yalnızca bozkurtların ayak izleri belirirdi. Yoksulluk, bu topraklarda kök salmıştı bir kere.
Ama hikâye sadece burada bitmiyordu. Aynı trajedinin izleri, binlerce kilometre ötedeki başkentte de sürüyordu; İstanbul’un karmaşasında, entrikaların, güç savaşlarının gölgesinde. Uğur Erbaş’ın çarpıcı anlatımı ve etkileyici çizgileriyle hayat bulan *Germakoçi*, iki farklı coğrafyada, aynı kaderin peşine düşenlerin hikâyesini anlatıyor. Soğuk, zulüm ve umutsuzlukla örülü bu yolculuk, grafik romanın sınırlarını zorluyor.
Ama hikâye sadece burada bitmiyordu. Aynı trajedinin izleri, binlerce kilometre ötedeki başkentte de sürüyordu; İstanbul’un karmaşasında, entrikaların, güç savaşlarının gölgesinde. Uğur Erbaş’ın çarpıcı anlatımı ve etkileyici çizgileriyle hayat bulan *Germakoçi*, iki farklı coğrafyada, aynı kaderin peşine düşenlerin hikâyesini anlatıyor. Soğuk, zulüm ve umutsuzlukla örülü bu yolculuk, grafik romanın sınırlarını zorluyor.