Kitap hakkında
Mezopotamya'nın tozlu tabletlerinden fısıldanan kadim bir ses, zamanın ötesinden günümüze uzanıyor: Gılgamış'ın hikâyesi. Her şeyi gören, her sırra vakıf olan bu kral, yaşamın anlamını arayışında yeryüzünü dolaşırken, insanın ölümlülüğüyle yüzleşir. Tufandan önceki anıları taşlara kazıyan, Uruk surlarını yükselten bu efsanevi figür, bilgelik arayışında yorgun düşse de vazgeçmez. En eski yazılı destan olarak kabul edilen Gılgamış, Babil'in epik ustalığının doruk noktasını temsil eder. İsa'dan önce 1250'lere tarihlenen son yazma nüshası, eksik parçaları eski metinlerle tamamlanarak gün yüzüne çıkarılmış. Akad dilinin derinliklerinde saklı bu şiirsel anlatı, insanlığın ilk büyük edebi yolculuğuna ışık tutarken, kahramanın acıları, dostluğu ve ölümsüzlük arayışıyla evrensel bir yankı uyandırıyor.