Kitap hakkında
Gençlik, kimi zaman sevginin yaldızlı bir tuzağına dönüşür; umutlar, dipsiz bir kuyuya düşer gibi kaybolur gider. İhanet, göz kırpan bir cazibeye bürünürken, yürekler acımasızca savrulur. Hatalar, yolun kenarındaki dikenli çalılar misali ayakları kanatır; her adımda yeni bir yanlışın gölgesinde kalınır. Dost sanılan eller, çelme takınca anlaşılır gerçek yüzleri. Gözler gafletten sıyrılıp açıldığında, yürek kendi sesini bulduğunda, doğruya giden yol aydınlanır belki. Yoksa gaflet, batmaya mahkûm bir gemi gibidir; ne zaman, nerede parçalanacağı bilinmez.
Yusuf’un öyküsü, Züleyha’nın baştan çıkarıcı sözlerine kanmamakla başlar; zindanlara düşmek pahasına da olsa, nefsine yenik düşmez. Denizin dibinde huzur bulan nice balık, açgözlülükle bir lokma ekmeğe kanıp ağlara takılmaz mı? Merakın peşinden gidenler, sınırsız sulara dalıp boğulmaz mı? Bu satırlarda gençliğin acı tatlı hallerini bulacak, kendi.
Yusuf’un öyküsü, Züleyha’nın baştan çıkarıcı sözlerine kanmamakla başlar; zindanlara düşmek pahasına da olsa, nefsine yenik düşmez. Denizin dibinde huzur bulan nice balık, açgözlülükle bir lokma ekmeğe kanıp ağlara takılmaz mı? Merakın peşinden gidenler, sınırsız sulara dalıp boğulmaz mı? Bu satırlarda gençliğin acı tatlı hallerini bulacak, kendi.