Kitap hakkında
Dilimiz, günlük konuşmalarımızda varlığını sürdürse de, gerçek anlamda yaşatabildiğimiz söylenemez. Sokaklarımız, ne dediğini bilmediğimiz, nasıl telaffuz edeceğimizi kestiremediğimiz yabancı tabelalarla dolup taşıyor. Kendi ellerimizle ürettiğimiz ürünler bile bize yabancı isimlerle sunuluyor ve bu duruma alışmış görünüyoruz. Bazılarımız Türkçeyi, İngilizce kelimelerin arasına sıkıştırılmış bir dolgu malzemesi gibi kullanırken, bazılarımız da artık kullanılmayan eski sözcüklerle vedalaşmayı bir türlü başaramıyor. Türkçenin fakir olduğunu düşünenler, bu durumun sorumlularından biri olduklarını hiç aklına getirmiyor. Oysa dilimizin zenginliklerini, inceliklerini ve kolaylıklarını fark edebilsek, belki de onu sadece Türkçe olduğu için sevebileceğiz. Türkçe konuşmak yetmez; dilimizin bugününü ve yarınını konuşmalı, üzerinde düşünmeliyiz. Çünkü dil, kimliğimizin ta kendisidir. Kendimizi ve gelecek nesilleri.