Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRGöç Uyum ve DinHilmi Keleş

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Göç Uyum ve Din PDF Ekitap İndir

Hilmi Keleş · Yazar

Göç, insanlık tarihi kadar eski bir toplumsal olgu olarak kabul edilmektedir. İnsanoğlu, yaşam serüveni esnasında bazen bireysel bazen aile olarak bazen de toplum halinde kitlesel bir şekilde göç etmiştir. Tarih boyunca cereyan eden göçler çok farklı nedenlerl...

Sayfa
396
Kategori
Sosyoloji
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
ESKİYENİ YAYINLARI
ISBN
9786258596182
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Sosyoloji ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

Göç, insanlık tarihi kadar eski bir toplumsal olgu olarak kabul edilmektedir. İnsanoğlu, yaşam serüveni esnasında bazen bireysel bazen aile olarak bazen de toplum halinde kitlesel bir şekilde göç etmiştir. Tarih boyunca cereyan eden göçler çok farklı nedenlerle gerçekleşmiştir. Yaşanan göç hadiseleri incelendiğinde, sebepler olarak savaşlar, kıtlıklar, rızık kazanma kaygısı vb. etkenler karşımıza çıkmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları da yirminci yüzyılın ortalarından itibaren Türkiye’den Fransa’ya ve diğer Avrupa ülkelerine iş bulup geçimlerini temin edebilmek amacıyla göç etmişlerdir. 1960’lı yılların başlarında bazı Avrupa ülkeleri ile yapılan iş gücü anlaşmaları kapsamında Türkiye Cumhuriyeti vatandaşları çalışmak için bu ülkelere geçici işçi statüsünde çalışmak üzere gittiler. Bu kapsamda ilk gidişlerin akabinde işçi transferlerinin belli bir süre resmi olarak devam etmesine karşın daha sonraki süreçte kaçak yollarla devam etmiştir. Bu arada farklı yollarla işçi olarak gidişler devam ederken artık ilk gidenler 5-10 yıl arasında bir çalışmadan sonra Türkiye’ye dönüşlerinin mümkün olmadığını anlamalarıyla birlikte aile birleşimi vesilesiyle eşlerini ve çocuklarını yaşadıkları Avrupa ülkelerine getirmeye başladılar. Bu hareketlilikle birlikte Avrupa ülkelerinde, ilerleyen yıllarda milyonlarla ifade edilen Türk vatandaşı nüfusu meydana gelmiştir. Bu toplumsal oluşum, sosyoloji, psikoloji, eğitim, ekonomi, siyaset gibi pek çok bilim dalının araştırma alanı olmak üzere ilgisini çekmeye başlamıştır. Başlangıcı itibariyle, geri dönüşü olacak bir işçi anlaşması ile gidişler yapıldığından, gittikleri ülkede azınlık konumunda yaşayacak olan işçilerin özellikle dini pratiklerini yaşamak gibi manevi ihtiyaçlarını nasıl karşılayacaklarıyla ilgili bir hazırlık yapılmamıştı. Bu durum da artık Avrupa’da kalıcı olan Müslüman Türkler için problem oluşturmaktaydı. İşte bu süreçte, Müslüman Türklerin başlangıçtan bu güne yaşadıkları dini pratiklerini uygulama sorunları ve dini içerikli sosyo-kültürel problemleri sosyolojik açıdan incelenmeye değer bir konu olmuştur. Giriş ve iki bölümden oluşan bu çalışmada, yabancı bir kültürün ortasında dini kimliğine sahip çıkarak o topluma uyum sağlamaya çalışan azınlık konumunda bir Müslüman topluluğun hayat tecrübesi incelenmektedir. Araştırmanın ilk bölümünde, kimlik, entegrasyon, ırkçılık, islamofobi, din, aile vb. gibi konuyla ilgili kavramlar değerlendirilmiştir. İkinci bölümde ise, Müslüman Türk toplumunun Fransa toplumsal alanlarında ve cami çevrelerinde oluşturdukları diaspora bölgelerinde yaşadıkları dini tecrübeleri namaz, başörtüsü, kıyafet vb. gibi çeşitli başlıklar altında irdelenmiştir. Bu bağlamda, kimliklerini koruyarak uyum sağlama imkânları tartışılmıştır.
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗