Kitap hakkında
Eski bir Sümer hikâyesi anlatır: Tanrı’nın gazabıyla kabaran sular, her şeyi silip süpürmüş, yeryüzü bir süreliğine sessizliğe gömülmüştü. Ancak gemide saklanan canlılar, umudun son kırıntılarını da yanlarında taşıyordu. Günler sonra bir kuşun kanat çırpışı, uzaklarda beliren kara parçası, hayatın yeniden yeşereceğinin ilk işareti oldu. Sular çekildiğinde, arınmış topraklar karşıladı onları. Çiçekler açtı, böcekler uçuştu; dünya, taze bir sayfa gibiydi artık.
Bazen kendi yükümüzü unutup, hayata küskün bakıyoruz. Oysa nice canın fedakârlığı üzerine kurulmuş bu topraklarda, bizim sıkıntılarımız ne ki? Zorluk görmeyince kolayca bıkıyor, hemen karamsarlığa kapılıyoruz. Ama hatırlamak gerek: Bu ülkenin her adımında bir ışık var. Atalarımızın izinde yürüyoruz; o ışık, Kutup Yıldızı gibi yolumuzu aydınlatıyor. Yüreğimizdeki ateş sönmediği sürece, kaybolmayız.
O halde kalkalım, yürüyelim. Hayat, ne kadar.
Bazen kendi yükümüzü unutup, hayata küskün bakıyoruz. Oysa nice canın fedakârlığı üzerine kurulmuş bu topraklarda, bizim sıkıntılarımız ne ki? Zorluk görmeyince kolayca bıkıyor, hemen karamsarlığa kapılıyoruz. Ama hatırlamak gerek: Bu ülkenin her adımında bir ışık var. Atalarımızın izinde yürüyoruz; o ışık, Kutup Yıldızı gibi yolumuzu aydınlatıyor. Yüreğimizdeki ateş sönmediği sürece, kaybolmayız.
O halde kalkalım, yürüyelim. Hayat, ne kadar.