Kitap hakkında
Gönülce, yüreğin en derin köşelerinde saklı kalan duyguların, tıpkı ilkbaharın ilk çiçekleri gibi ansızın filizlendiği bir hikâye. Ömer Hattapoğlu’nun kaleminden dökülen bu satırlar, aşkın yalnızca bir his değil, aynı zamanda bir varoluş biçimi olduğunu fısıldıyor. Kim bilir, belki de sevmek, toprağın altındaki tohumun gün yüzüne çıkma arzusu kadar doğal; belki de seven yürek, yağmurdan sonraki gökyüzü gibi arınmış ve berrak.
Kitapta, İdris Anarat’ın dizeleriyle hayat bulan bu duygu seli, kelimelerin ötesine geçerek okurun içine işliyor. Ne bir yalvarış ne de bir teslimiyet; sadece var olmanın, sevmenin ve sevilmenin saf hali. Gönülce, aşkı anlatırken onu ne yüceltiyor ne de küçültüyor; sadece olduğu gibi, çıplak ve samimi bir şekilde sunuyor. Tıpkı ormanın kuytusunda açan bir çiçek gibi, sessiz ama etkileyici.
Kitapta, İdris Anarat’ın dizeleriyle hayat bulan bu duygu seli, kelimelerin ötesine geçerek okurun içine işliyor. Ne bir yalvarış ne de bir teslimiyet; sadece var olmanın, sevmenin ve sevilmenin saf hali. Gönülce, aşkı anlatırken onu ne yüceltiyor ne de küçültüyor; sadece olduğu gibi, çıplak ve samimi bir şekilde sunuyor. Tıpkı ormanın kuytusunda açan bir çiçek gibi, sessiz ama etkileyici.