Kitap hakkında
Bask ülkesinin sisli vadilerinde, Elizondo kasabası bir kez daha dehşetle sarsılıyor. Baztán Nehri’nin kıyısında, kısa süre içinde ikinci kez genç bir kızın cansız bedeni ortaya çıkar. Olayın ardında sıradan bir katilin mi, yoksa daha karanlık bir gücün mü yattığı merak uyandırırken, kasabada fısıltılar yayılmaya başlar. Dedektif Amaia Salazar, doğduğu topraklara geri döner; hem cinayetleri aydınlatmak hem de çocukluğundan beri içini kemiren o belirsiz korkuyla yüzleşmek üzere.
Amaia, annesi ve kız kardeşleriyle paylaştığı bu ormanlarla çevrili, sislerin ardına saklanan kasabada, geçmişin gölgeleriyle boğuşurken bir yandan da katilin izini sürer. Cinayetlerin sayısı ve acımasızlığı arttıkça, halkın inançları da şekillenir: Acaba bu ölümler, Bask mitolojisinin en korkunç varlıklarından Basajaun’un gazabı mı? Dedektif, gerçeği ortaya çıkarmak için hem dışarıdaki karanlıkla hem de kendi içindeki fırtınalarla mücadele etmek zorundadır.
Amaia, annesi ve kız kardeşleriyle paylaştığı bu ormanlarla çevrili, sislerin ardına saklanan kasabada, geçmişin gölgeleriyle boğuşurken bir yandan da katilin izini sürer. Cinayetlerin sayısı ve acımasızlığı arttıkça, halkın inançları da şekillenir: Acaba bu ölümler, Bask mitolojisinin en korkunç varlıklarından Basajaun’un gazabı mı? Dedektif, gerçeği ortaya çıkarmak için hem dışarıdaki karanlıkla hem de kendi içindeki fırtınalarla mücadele etmek zorundadır.