Bir kitap, binlerce ihtimal. Yeni kitapları takip et
PDF KİTAP İNDİRGözetleme ve Cezalandırma:Hapishanenin DoğuşuMichel Foucault

Her kapağın ardında yeni bir dünya.

KİTAPLIĞINIZ İÇİN BİR KEŞİF

Gözetleme ve Cezalandırma:Hapishanenin Doğuşu PDF Ekitap İndir

Michel Foucault · Yazar

“Ceza infaz kampüsü”, “denetimli serbestlik”, “elektronik kelepçe”, “mülteci kampları”, “yurtdışı çıkış yasağı” gibi cezai ve siyasi aygıtlar her geçen gün gündelik hayatımızın daha büyük bir parçasına dönüşüyor. Teknolojik ilerlemelerin bilgiyi demok...

Sayfa
352
Kategori
Psikoloji
Yayın tarihi
Belirtilmemiş
Yayınevi
AYRINTI YAYINLARI
ISBN
9786053148210
Dil
Türkçe
Format
PDF / EPUB
Psikoloji ↗
İndirme henüz hazır değil

Kitap bilgilerini inceleyebilir, diğer kitapları keşfedebilirsiniz.

Bağlantılar eKitaplığım ana sayfasını yeni sekmede açar.

SAYFALARIN ARASINDA

Kitap hakkında

“Ceza infaz kampüsü”, “denetimli serbestlik”, “elektronik kelepçe”, “mülteci kampları”, “yurtdışı çıkış yasağı” gibi cezai ve siyasi aygıtlar her geçen gün gündelik hayatımızın daha büyük bir parçasına dönüşüyor. Teknolojik ilerlemelerin bilgiyi demokratikleştirme vaadi unutuluşa terk edilip gözetlemenin yeni yollarını bulmak üzere seferber ediliyor. Sadece tehdit ile tehlike mefhumları değil, cezalandırma pratikleri de muğlaklaşıyor. İşte bütün bu gelişmeler, Michel Foucault’nun elli yılı deviren klasik eserini yeniden okumaya “davet ediyor” bizi. Foucault, Batı’da cezalandırma pratiklerinin değişmesiyle ortaya çıkan hapishane kurumunun titiz bir tarihini yapıyor. Bunun için de cezalandırmanın bir ibret vesikası olmaktan çıkarılıp güya medenileştirildiği, hatta suçun “doğru anlaşılması” ve suçlunun “ıslah edilebilmesi” için hukuk, mimari, kriminoloji ve psikoloji gibi bilgi alanlarının yardıma çağrıldığı bu sürecin en karanlık dehlizlerine ışık tutuyor. Kendisini düzen ve ıslah iddiasıyla meşrulaştıran hapishane kurumunun sürekli reforma ihtiyaç duymasının ve siyasi işlevlerini hasıraltı etmeye çalışmasının aslında başarısızlığının bir itirafı olduğunu öne sürüyor. Nihayetinde de hapishaneyi neden salt fiziksel bir kapatma kurumu olarak düşünmememiz gerektiğini, kapatma ile kapitalizmin göbekbağını gözler önüne sererek açıklıyor. Yepyeni bir çeviriyle yayımladığımız bu klasik yapıtın okunup tartışılmasının aciliyeti her geçen gün artıyor. Tabii Foucault’nun o meşhur cümlesini aklımızdan hiç çıkarmadan: “Hapishanelerin fabrikalara, okullara, kışlalara, hastanelere benzemesinde şaşılacak bir şey var mı?”
KEŞFETMEYE DEVAM EDİN

Bunlar da ilginizi çekebilir

Kitaplığa dön ↗