Kitap hakkında
Cassian Maria Spiridon’un dizeleri, gerçekle düş arasında gezinen bir anlatıya yaslanıyor. Şiir, tıpkı kutsal metinlerdeki gizemli öyküler gibi, olağanüstü bir atmosferde ilerlerken okuru belirsizliklerle baş başa bırakıyor. İlk şiir "Başlangıç"ta geçen "çocukluğumun hatırası gibi / haber veren şaşkın bir ergenlik" dizeleri, sanki bir anıdan çok, sis perdesinin ardındaki bir çağrışımı andırıyor. "Kayıtsızlığın işareti altında" ifadesi, çevrenin duyarsızlığına ya da yetişkin dünyasının ihmalkârlığına gönderme yapıyor olabilir; ama bu da kesin değil. Ardından gelen "bedenin kalıcılığı" ise hem dünyevi bir dirence hem de ötesine işaret edebilecek kadar çok anlamlı.
Spiridon’un dili, kapalı ve çok katmanlı. Dinsel imgelerle örülü bu şiirler, her okumada yeni bir yol açarken, aynı zamanda okuru düşündürmeyi de ihmal etmiyor. Hayatta kalma mücadelesi, bazen bedende, bazen inançta, bazen de yalnızca sözcüklerin.
Spiridon’un dili, kapalı ve çok katmanlı. Dinsel imgelerle örülü bu şiirler, her okumada yeni bir yol açarken, aynı zamanda okuru düşündürmeyi de ihmal etmiyor. Hayatta kalma mücadelesi, bazen bedende, bazen inançta, bazen de yalnızca sözcüklerin.