Kitap hakkında
Kıbrıs’a ilk adım attığında, sadece nişanlısı Pembe’nin ailesiyle tanışmayı ve huzurlu bir tatil geçirmeyi hayal ediyordu. Mersin’den kalkan feribotun güvertesinde, yıldızların altında Pembe’yle birlikte geçirecekleri üç haftayı düşünürken, hiç beklemediği bir gerçekle yüzleşeceğini nereden bilebilirdi? Adanın gündelik hayatının ardında saklı kalan gerilim, bir anda onun da hayatını esir alacaktı. Savaşmadığı halde, Kıbrıs Türklerinin var olma mücadelesinin tam ortasında buldu kendini. Seksen sekiz gün süren esaret, onu derinden değiştirdi. Döndüğünde aynı feribotla, aynı güvertede duruyordu ama artık yanında Pembe yoktu. Ona verdiği sözler boğazında düğümlenirken, yıllar sonra bu yaşadıklarını kelimelere dökmekten başka çaresi kalmadı. Şimdi, o günlerin izleri bu sayfalarda; hem anlatmak hem de hatırlamak için.