Kitap hakkında
Datça’nın tuz kokan rüzgârı, bir bez çantanın içinde yolculuk eden kitabın sayfalarına sinmişti sanki. Parmaklarımın ucunda açılan satırlardan, eski bir türkünün nağmeleri döküldü usulca: "Palamudun serininde / Yümsek’e kur evini / On beşimde bıraktım / Oğlan, sana sevgimi..." Sayfalar ilerledikçe, sözcükler yalnızca bir şiir olmaktan çıkıp, zamanın derinliklerinde kaybolmuş bir aşkın izlerini sürmeye başladı. Her dize, Ege’nin mavisiyle yeşilinin arasında savrulan bir yüreğin fısıldayışı gibiydi. Kitap, okurunu sessizce alıp götürüyor; geçmişin tozlu yollarında, unutulmuş duyguların peşine düşürüyordu.