Kitap hakkında
Osman Gazi’nin sesi, soğuk rüzgârın uğultusunda kaybolan bir yemin gibi çınlıyordu. Her biri, evinden, yuvasından kopup gelmişti; analarının gözyaşlarını, çocuklarının umut dolu bakışlarını ardında bırakmıştı. Ölümün gölgesi bile onları yıldırmamıştı çünkü biliyorlardı ki bu topraklar için dökülen her damla kan, geleceğe atılan bir adımdı. Düşman surları dimdik karşılarında yükselirken, geri dönmek ne mümkündü? "Korktuk, kaçtık" demek mi? Bedir’de, Uhud’da, Hendek’te şehit düşenler ne derdi buna?
Kalplerinde bir ateş yanıyordu; ya bu kale düşecekti ya da onlar. Başka seçenek yoktu artık. Kimisi yılmadan savaşacak, kimisi de evine dönmeyi seçecekti. Ama bir şey kesindi: Bu yolda yürüyenler, asla arkalarına bakmayacaktı. Çünkü vatan, sadece kılıçla değil, yürekle de savunulurdu.
Kalplerinde bir ateş yanıyordu; ya bu kale düşecekti ya da onlar. Başka seçenek yoktu artık. Kimisi yılmadan savaşacak, kimisi de evine dönmeyi seçecekti. Ama bir şey kesindi: Bu yolda yürüyenler, asla arkalarına bakmayacaktı. Çünkü vatan, sadece kılıçla değil, yürekle de savunulurdu.