Kitap hakkında
1921 yılının sıcak Kahire’sinde, tarihin arka odalarında çizilen sınırların gölgesinde, sıradan bir hayatın kapılarını aralayan bir kadın var. Ohio’lu öğretmen Agnes Shanklin, bir anda eline geçen beklenmedik mirasla, yıllardır ertelediği yolculuğa çıkma cesaretini bulur. Mısır’a, Kutsal Topraklar’a adım attığında, dünyanın kaderini belirleyenlerin toplantı halinde olduğu Semiramis Oteli’nde bulur kendini. T. E. Lawrence’ın karizmatik varlığı, Alman ajan Karl Weilbacher’ın gizemli çekiciliği ve Leydi Gertrude Bell’in keskin zekâsı arasında, Agnes yalnızca jeopolitik oyunların değil, kendi içindeki keşfedilmemiş duyguların da farkına varır.
Birinci Dünya Savaşı’nın yaraları henüz taze, Büyük Grip Salgını’nın gölgesi hâlâ düşüyorken, Agnes’in gözünden Ortadoğu’nun yeniden şekillendiği bu kritik döneme tanıklık ediyoruz. Ancak bu yolculuk, onun için sadece coğrafyaları değil, kendi sınırlarını da aşmanın.
Birinci Dünya Savaşı’nın yaraları henüz taze, Büyük Grip Salgını’nın gölgesi hâlâ düşüyorken, Agnes’in gözünden Ortadoğu’nun yeniden şekillendiği bu kritik döneme tanıklık ediyoruz. Ancak bu yolculuk, onun için sadece coğrafyaları değil, kendi sınırlarını da aşmanın.