Kitap hakkında
Diyarbakır’ın uzak bir köyünde, Türkçe öğretmeni Zeynep’in öğrencileriyle kurduğu bağ, kağıtlara dökülen sıcacık satırlarda hayat buluyor. İdealizmini hiç yitirmeyen bu genç öğretmenin, kitap sevgisi uğruna verdiği mücadele, mektuplarla adeta bir destana dönüşmüş. Çocukların kendi elleriyle yaptıkları zarflar, üzerine iliştirdikleri çiçekler, içlerine sığdırdıkları masum umutlar… Soğuk kış günlerinde bile yürekleri ısıtan bu anlatılar, okudukça insanın içini burkuyor, gözlerini yaşartıyor.
Yazar Atila Er, bu mektupları aylarca baş ucundan ayırmamış; her satırda yeniden yaşanmış gibi hissetmiş. Duyguların ağırlığı hafifleyince, onları kitap raflarında unutulmaya terk etmek istememiş. Uzun bir emek sonucu derlediği bu mektuplar, artık sadece onun değil, tüm okuyucuların ortak mirası. Zeynep Öğretmen’e ve öğrencilerine teşekkür borcu bir yana, bu satırların önce büyüklerin, sonra da küçüklerin eline.
Yazar Atila Er, bu mektupları aylarca baş ucundan ayırmamış; her satırda yeniden yaşanmış gibi hissetmiş. Duyguların ağırlığı hafifleyince, onları kitap raflarında unutulmaya terk etmek istememiş. Uzun bir emek sonucu derlediği bu mektuplar, artık sadece onun değil, tüm okuyucuların ortak mirası. Zeynep Öğretmen’e ve öğrencilerine teşekkür borcu bir yana, bu satırların önce büyüklerin, sonra da küçüklerin eline.