Kitap hakkında
Gün batımına doğru koşan bir çocuk düşünün; elleri uzanmış, gökyüzündeki altın ışığı yakalamaya çalışıyor. Etrafında ise sessiz bir kalabalık: evde bekleyen anne, işten dönmeyen baba, derslerle boğuşan öğretmen, mahallenin arka sokaklarında hurda toplayan o tanıdık sesler... Hepsi bir gölge gibi, yüzlerinde yılların yorgunluğu. Çocuk ise ısrarla güneşe uzanıyor, çünkü biliyor ki o ışık kaybolmadan önce tutulmalı. Yaşamın küçük kırılgan anlarında umudu kavramak, belki de en büyük cesaret işte bu: güneşi tutmak, kararmadan önce.