Kitap hakkında
Bekir Ağa, alışılmışın dışında bir sabaha gözlerini açtı. Gün doğmadan önce uyanmış, zihninde uzun süredir ertelenen bir planı hayata geçirmeye karar vermişti. Yüzünü yıkadıktan sonra avluya indi; dışarıda hafif bir rüzgâr esiyor, gökyüzü puslu bulutlarla kaplanmaya başlamıştı. Yağmurun kokusu havada asılıydı. Ev sessizdi, çocukların cıvıltıları henüz ortalığı doldurmamıştı. Kahyayı çağırdı, sesi sakin ama kararlıydı: "Bugün kardeşlerim ve ağabeyim evden ayrılmasın. Uyandıklarında haber ver, kahvaltıya bekliyorum. Acele etmeyin." Bekir Ağa’nın bakışlarındaki o sabahki durgunluk, içindeki hazırlığın habercisi gibiydi.