Kitap hakkında
Refik Üstünbaş’ın kaleminden çıkan bu kitap, günlük hayatın sıradanlığında kaybolan insanın peşine düşüyor. Her sabah aynı rutinle uyanan, aynı yollardan geçen, aynı sorunlarla boğuşan bireyin içindeki sessiz isyanı ve arzuları mercek altına alıyor. Sıradan görünen anların ardında saklı kalan özlemler, kaçırılan fırsatlar ve bastırılmış hayaller, yazarın keskin gözlemleriyle şekilleniyor.
Üstünbaş, avlanma metaforu üzerinden modern insanın varoluşsal arayışını sorguluyor. Hayatın karmaşasında bir avcı gibi tetikte bekleyen, fırsat kollayan ama çoğu zaman hedefini şaşıran insanın hikâyesini anlatıyor. 211 sayfada, okuru kendi içine doğru bir yolculuğa çıkarıyor; belki de farkında olmadığımız gerçeklerle yüzleşmemizi sağlıyor.
Dilin sade ama etkileyici olduğu bu eser, günlük koşturmacanın içinde kaybolanları yeniden düşünmeye davet ediyor.
Üstünbaş, avlanma metaforu üzerinden modern insanın varoluşsal arayışını sorguluyor. Hayatın karmaşasında bir avcı gibi tetikte bekleyen, fırsat kollayan ama çoğu zaman hedefini şaşıran insanın hikâyesini anlatıyor. 211 sayfada, okuru kendi içine doğru bir yolculuğa çıkarıyor; belki de farkında olmadığımız gerçeklerle yüzleşmemizi sağlıyor.
Dilin sade ama etkileyici olduğu bu eser, günlük koşturmacanın içinde kaybolanları yeniden düşünmeye davet ediyor.