Kitap hakkında
Refik Halit Karay, gurbetin acı tatlı yüzünü anlatırken İstanbul’u özlenen bir masala dönüştürür. Uzak diyarlardan bakıldığında şehir, çamurundan arınmış, tramvaylarıyla vapurlarıyla huzur veren bir rüyadır artık. Musluklardan akan su bile kevser gibi tatlıdır, lodos ılık bir okşama, poyraz serin bir nefestir. Çölde anılan İstanbul, şurup rengi denizleri, şıkırdayan pınarları ve dudaklarından bal damlayan kızlarıyla gözlerde canlanır.
Gurbet Hikâyeleri’nde sürgün yıllarının izlerini sürerken, Ortadoğu’nun tozlu sokaklarını kaleminin ucuna taşır. Hatıralarına sinen vatan hasretini, okurun yüreğine dokunan satırlarla aktarır. Yer Altında Dünya Var’da ise Nihan ve Nebil’in hikâyesine odaklanır; sınır ötesinde yaşayan iki gurbetçinin aşkını, yalnızlığını ve macerasını anlatırken, İstanbul özlemi her satırda soluk alır. Karay, gurbetin burukluğunu ve memleket sevgisini, sade ama derin bir dille okura sunar.
Gurbet Hikâyeleri’nde sürgün yıllarının izlerini sürerken, Ortadoğu’nun tozlu sokaklarını kaleminin ucuna taşır. Hatıralarına sinen vatan hasretini, okurun yüreğine dokunan satırlarla aktarır. Yer Altında Dünya Var’da ise Nihan ve Nebil’in hikâyesine odaklanır; sınır ötesinde yaşayan iki gurbetçinin aşkını, yalnızlığını ve macerasını anlatırken, İstanbul özlemi her satırda soluk alır. Karay, gurbetin burukluğunu ve memleket sevgisini, sade ama derin bir dille okura sunar.