Kitap hakkında
Hasan Ali Kasır’ın *Gurbet Şiirleri*, yurdundan uzakta kalanların iç burkan hasretini, yalnızlığını ve umutla karışık acısını dizelere döker. Aşık Kerem’in o meşhur mısralarında olduğu gibi, burada da gurbet bir handa geçen geceler gibidir: gözler kapıda, kulaklar yolda, yürek ise hep memlekette. Şair, gurbetin soğuk rüzgârında savrulan bir yolcunun sesiyle konuşur; bazen isyan eder, bazen teslim olur, ama her daim içindeki yangını taze tutar. "Gelme ecel gelme üç gün ara ver" dizesinde olduğu gibi, zamanın acımasız akışına ince bir yalvarış gizlidir. Her satır, uzak diyarlarda kaybolmuş bir gönlün, sevdiklerine duyduğu özlemi fısıldar. Kasır, gurbeti sadece bir mekân mesafesi olarak değil, ruhun derinliklerinde açılan bir yara olarak anlatır. Bu şiirler, o yaraya dokunurken aynı zamanda bir avuntu da sunar: yalnız değilsin, senin gibi nice yürekler de aynı ateşle yanıyor.