Kitap hakkında
Uzak diyarlarda geçen günlerin acı tatlı izleri, Abdullah Kalyoncuoğlu’nun dizelerinde hayat buluyor. Gurbet, yalnızca bir coğrafya değil; yüreğe çöken ağır bir hasret, gözlerde biriken yaşlar, burna dolan toprak kokusu olarak karşımıza çıkıyor. Memleketin sıcaklığına duyulan özlem, yabancı sokaklarda kaybolan adımların ardında yankılanıyor. Baharın yeşerttiği umutlar bile, uzakta kalan köyün anısıyla buruklaşıyor.
Her satır, gurbetin soğuk yüzünü ve insanın içine işleyen yalnızlığını anlatıyor. Yabancı ellerde geçen her gün, bir parça daha eksilten bir bekleyişe dönüşüyor. Kalyoncuoğlu, bu duyguları sade ama etkileyici bir dille kâğıda dökerek, okuyucuyu derin bir yolculuğa çıkarıyor. Hasretin, umudun ve vatan sevgisinin iç içe geçtiği bu eser, gurbetin acımasız gerçekleriyle yüzleşmek isteyenlere sesleniyor.
Her satır, gurbetin soğuk yüzünü ve insanın içine işleyen yalnızlığını anlatıyor. Yabancı ellerde geçen her gün, bir parça daha eksilten bir bekleyişe dönüşüyor. Kalyoncuoğlu, bu duyguları sade ama etkileyici bir dille kâğıda dökerek, okuyucuyu derin bir yolculuğa çıkarıyor. Hasretin, umudun ve vatan sevgisinin iç içe geçtiği bu eser, gurbetin acımasız gerçekleriyle yüzleşmek isteyenlere sesleniyor.