Kitap hakkında
Bu mahallede güvercinler, çocukların en büyük tutkusuydu. Kanat çırpan her kuş, onlar için özgürlüğün ve hayallerin simgesiydi. Ta ki bir gün, bilinmeyen bir el, bu masum sevdaya kurşun sıkana dek. Vurulan güvercin, yerde kanlar içinde kaldı; ama onu vuran, ardında iz bırakmadan çekip gitti. Acaba merhametsiz bir zevk için mi yapmıştı bunu, yoksa evcil olduğunu fark edince pişmanlık mı duymuştu? Kimse bilmiyor. Tek kesin olan, o günden sonra mahallenin çocuklarının dünyasında bir şeylerin değiştiği. Artık geceleri, güvercin düşleri yerine, yaralı bir kuşun kanayan hayaliyle uyanıyorlardı. Cep harçlıklarını kuşlara, yemlere, ıslıklarla dolu şenlikli günlere harcayan bu gençler, o kurşunla birlikte masumiyetlerini de yitirmiş gibiydiler.