Kitap hakkında
Sonbaharın solgun ışığında eriyen bir yürek var bu sayfalarda. Yaprakların döküldüğü gibi, avuçlarına dökülen sarıya isyan eden; rüzgârın bulutları ağırlaştıran nefesinden bıkmış bir adam. Duvarlarda sürünen gölgesinin karanlığına tahammül edemiyor, aynalarda gördüğü o yabancı yüzden utanıyor. Hesaplaşmalara, pişmanlıklara yer yok hayatında artık. İçinde taşıdığı o buruk gülümsemeyle kalabalığa karışıyor, unutulmuş bir yalnızlıkla.
Şehri ve onun yorgun çarşılarını lanetliyor. Sabahların "unutmak hatırlamaktır" diye fısıldayan yalanına inanmıyor. Hacıyağıyla parlayan sakalların ardındaki yüzleri, savaşların deştiği hayatı, çocukların gözlerindeki o ürkek bakışı görmezden gelemiyor. Silahların soğuk metaline, acımasızlığın her türlüsüne karşı bir isyan bu. Kırgınlığın, yorgunluğun ve umarsızlığın şiir diliyle anlatıldığı, sessiz bir çığlık.
Şehri ve onun yorgun çarşılarını lanetliyor. Sabahların "unutmak hatırlamaktır" diye fısıldayan yalanına inanmıyor. Hacıyağıyla parlayan sakalların ardındaki yüzleri, savaşların deştiği hayatı, çocukların gözlerindeki o ürkek bakışı görmezden gelemiyor. Silahların soğuk metaline, acımasızlığın her türlüsüne karşı bir isyan bu. Kırgınlığın, yorgunluğun ve umarsızlığın şiir diliyle anlatıldığı, sessiz bir çığlık.