Kitap hakkında
Kuzey’in krallıkları, güneydeki Tiran İmparatorluğu’nun gölgesinde birleşmek yerine, kendi aralarındaki çekişmelerle parçalanmış durumda. Irkçılığın her geçen gün daha da derinleştirdiği bu bölünmüş kıtada, Aşağıkara halkı sefaletin pençesinde kıvranıyor. Umutlar tükenirken, geçmişini unutmaya çalışan bir suikastçı, Nero, kaçtığı gerçeklerle yüzleşmek zorunda kalacağı bir yolculuğa adım atıyor. Yanında yeni dostlar edinecek, farkında olmadan bir halkın kaderini değiştirecek ve kendi vicdanıyla hesaplaşacak.
Nero, bir kılıç gibi kullanıldığını biliyor: “Birini öldürdüğünde, asıl suçlu kılıcın sahibidir, sen sadece aletsin.” Peki, ölüm emrini verenler cezalandırılmazken, bu emri yerine getirenin suçu ne olacak? Kimin eli kana bulanacak, kimin vicdanı temiz kalacak? Aşağıkara’nın karanlığına düşen bir ışık, belki de kendi içindeki savaşı kazanmakla başlayacak.
Nero, bir kılıç gibi kullanıldığını biliyor: “Birini öldürdüğünde, asıl suçlu kılıcın sahibidir, sen sadece aletsin.” Peki, ölüm emrini verenler cezalandırılmazken, bu emri yerine getirenin suçu ne olacak? Kimin eli kana bulanacak, kimin vicdanı temiz kalacak? Aşağıkara’nın karanlığına düşen bir ışık, belki de kendi içindeki savaşı kazanmakla başlayacak.